card-29117973-front

Anemi (kansızlık)

Anemi Yunancada an ve hamia kelimelerin birleşiminden gelir ve kansızlık anlamına gelir. Kansızlık tıbbi olarak kanda hemoglobin veya kırmız kan hücresi miktarının azalması anlamına gelir. Bu bir hastalık değildir. Genelde birçok hastalığın sonucudur ve bu nedenle neden olduğu durum veya hastalık ile birlikte söylenir. Yani demir eksikliği anemisi, vitamin B12 eksikliği anemisi, aplastik anemi, kronik hastalık anemisi, akdeniz anemisi gibi.

Aneminin toplumda en sık olarak kadınlarda görülmesinin nedeni kadınların adet görmesidir (diğer adları: Menstruasyon, Regl: Latincedir ve döngü anlamına gelir, Menarş: Yunancada men ve arkhe kelimelerinden gelir yani ay başlangıcı. Halk dilinde aybaşı, hastalanma, gibi adlarla anılır). Tüm kadınlarda adet ile vücuttan kaybedilen kan miktarı, adet gördüğü gün sayısı aynı değildir ve bu nedenle her kadında anemi miktarı da farklıdır. Kan vücuttaki demirin en önemli deposudur yani kan kaybı aslında vücut için çok gerekli olan demirin azalmasının en önemli nedenidir. Sadece yeterli beslenme vücut demirinin normal olması için yeterli değildir. Adet gören bir kadının demir deposu yeterliyse kemik iliği hızlı bir şekilde kan üreterek yerine koyar ama yeterli değilse kan üretimi azalır ve anemi oluşur. Kemik iliği, kan hücrelerimizin genç halde kalmasını sağlamak için her gün ve her saat üretim yapar bu nedenle demire sürekli ihtiyaç duyar.

Demir kanımıza kırmızı rengini veren maddedir. Kırmızı kan hücrelerimizin içindeki hemoglobin adındaki maddenin içinde yer alır ve görevi oksijen taşımaktır.  İnsanların demiri gıdalar ile alması gereklidir. Bu gıdaların başında kırmızı et gelir. Bu nedenle kırmızı et tüketimi demir eksikliği anemisi oluşmaması için gerekli en önemli gıdadır. Balık da demir ve önemli diğer mineraller açısından zengindir. Sakatatlardan karaciğer ve dalak da yüksek demir oranına sahiptir ancak tüketimi kırmızı et gibi yaygın veya kolay değildir. Et, balık ve sakatatlardaki demire hem demiri denir bu demirin kana geçmesi kolaydır. Baklagillerden mercimek (özellikle yeşil mercimek)  de demir açısından zengin içeriğe sahiptir ancak yine de et ve balık kadar iyi bir demir kaynağı değildir. Bilindiğinin aksine yeşil bitkilerdeki demir kan eksikliği için yeterli değildir. Otçul hayvanlarda sindirim sitemi bizden farklı olduğundan yeşil bitkilerdeki demir kana geçebilir etçil hayvanlar ve insanların sindirim sitemi buna uygun değildir. Bu nedenle vejeteryanlarda sürekli yeşil bitki tüketseler de demir eksikliği gelişir ve demir takviyesi almalıdırlar.

Demirin vücuttaki en önemli rolü kırmızı kan hücrelerinin oksijen taşımasını sağlamasıdır. Kana kırmızı rengini veren demirdir. Oksijenli olduğu zaman paslanan demir gibi daha kırmızı renk alırken oksijen az olduğunda daha koyu bir renk alır. Vücudumuzdaki kan halk dilinde kirli ve temiz kan diye ayrılır oysa bu yanlış bir anlaşılmadan kaynaklanır. Aslında kirli kan dediğimiz kan vücudumuzda oksijen miktarı azalmış kandır. Oksijen miktarı azalınca daha koyu bir kan rengi alması nedeniyle kirli kan denir oysa oksijenden zengin açık kırmızı kan gibi temiz kandır. Kırmızı kan hücrelerindeki hemoglobin adındaki proteinin içinde olan demir oksijeni mıknatıs gibi tutarak taşımasına yardımcı olur. Hemoglobin üretimi için mutlaka demire ihtiyaç vardır.

Kasların hızlı çalıştığında veya kan dolaşımının az olduğu zamanlarda yeterli oksijen taşıması için myoglobin adında ve yine demir içeren proteine ihtiyacı vardır. Demir deposu azaldığında kaslar için yeterli oksijen gelmediğinden hastada kas ağrıları ve kas krampları görülmektedir.

Beyin ve diğer organların da düzgün çalışması için demire ihtiyaç vardır. Örneğin dopamin ve seratonin gibi kasların kontrolü, hafıza, uyku ve stresle baş etmemiz için gereken maddenin üretimi için demire ihtiyaç vardır. Demir eksikliği olan hastaların uykusuzluk veya aşırı uyma isteği, unutkanlık, bacaklarda his bozuklukları, sinirlilik gibi şikayetler bu nedenle olmaktadır.

Baş ağrısı sık görülür. Bazı hastalar yıllarca migren tanısıyla takip edilmektedir oysa düzgün ve yeterli demir tedavisi ile çoğu hastada belirgin olarak baş ağrısı azalır veya kaybolur. Baş ağrısı hastanın hayat kalitesini düşüren en önemli şikayetlerden biridir.

20140924_150417

İştahsızlık gelişmesine neden olan demir eksikliği farklı şeyleri yeme isteğini de ortaya çıkarabilir. En sık bilineni toprak yeme isteğidir. Buna tıp dilinde Pica sendromu denmektedir. Demir eksikliği tedavisi sonrası belirgin şekilde düzelir. Ayrıca kahve tanesi veya telvesi, koyu çay içme isteği, sigara külü veya kireç yeme isteği, buz veya çikolata yeme isteği de izlenebilir. Bunlar da tedavi ile düzelmektedir.

Huzursuz bacak sendromu özellikle kadınlarda sık görülen bir durumdur ve en sık sebebi demir eksikliğidir. Demir deposu olan ferritin değerinin 50’nin altında olması durumunda görülür ve tedavi ile düzelme izlenir. Huzursuz bacak sendromunda özellikle geceleri olan bacakta ani atmalar ve uyuşmalar görülmektedir. Hareketle bu şikayetle azalır veya kaybolur. Gündüz şikayetlerin düzelmesi ve istirahat halinde başlıyor olması en önemli bulgudur. Beyinde dopamin üretmek için gereken enzimin demir kullanıyor olması nedeniyle olduğu düşünülse de her huzursuz bacak sendromu demir eksikliği nedeniyle olmamaktadır. Demir depoları düzeldiği halde şikayetlerin devam etmesi durumunda bir nöroloji doktoru tarafından incelenmesi gerekmektedir.

8031671 restless-legs-syndrome2

Çok çabuk sinirlenme de demir eksikliğinden kaynaklanabilmektedir. Şikayetleri nedeniyle anlaşılamayan hasta uykusuzluk ve çabuk yorulma, baş ağrısı gibi şikayetlerin de eklenmesiyle çevresindeki insanlarla uyum sağlayamamaktadır. Erkeklerde demir eksikliği anemisi nadir olarak görülür bu nedenle bu şikayetleri anlayamaz. Demir eksikliği anemisi olan hastanın şikayetleri psikolojik sorun olarak algılanır. Hasta bu durumda anlaşılamadığından moral bozukluğu da yaşar.

Adet gören bayanlarda kan kaybının olduğu dönemlerde bu şikayetlerde artış izlenmektedir. Sadece hormonların değişmesi nedeniyle olduğu düşünülse de zaten neredeyse bitmiş olan demir depolarının adet görme döneminde kan kaybı ile şikayetlerde artışa neden olması nedeniyledir.

Demir eksikliği kansızlık oluşturduğunda kansızlığın şiddetine göre daha ağır şikayetlere neden olur. Kanın yeterli oksijen taşıyamaması nedeniyle tansiyon düşüklüğü sık görülür. Özellikle aniden ayağa kalkınca veya ağır hareketler sırasında baş dönmesi hissedilir. Baş dönmesi ile çarpıntı ve görmede bulanıklaşma veya perdelenme, kulakta çınlama veya uğultu, nefes darlığı hissedebilir.  Hasta dinlendiğinde şikayetleri azalır ama hemen düzelmez. Daha ağır kansızlık durumlarında bayılma da görülebilir ancak genç hastalar kansızlık ağır olmasına ve tüm şikayetleri hissetmesine rağmen işlerini yapabilmektedir. Bu şikayetlerin olması hayat kalitesini düşürmektedir. Unutkanlık ve sürekli olarak uyuma isteği işlerinin aksamasına veya ev içinde kazalara neden olabilir.

Kaşıntı sık görülen bir şikayettir. Nedeni tam olarak bilinmese de tedavi sonrasında bir çok hastada kaşıntı azalmaktadır.

Ağız kenarında ve ağız içinde sıklıkla yaralar çıkmaktadır. Dilde ağrı olabilir. Dilin kızarması ve düzleşmesi izlenebilir.

Çoğunlukla kadın hastalarda görülen demir eksikliği aile içinde büyük sorunlara neden olur. Ev işlerini yapacak yeterli gücü bulamayan hasta çocukları ve eşi ile sorunlar yaşar. İletişim bozulmaya başlar. Çalışan kadınlarda sadece evde değil iş yerinde de sorunlar oluşur. İş performansı azalmaktadır. Öğrencilerin derslere yeterli konsantrasyon sağlayamaması, baş ağrısı ve unutkanlık başarısızlığa neden olur.

 

Demir eksikliğinin en sık sebebi anlattığım gibi genç kadınlarda adet görme nedeniyledir fakat başka sebepler de olabileceği bilinmelidir. Diğer en sık sebep mide kanamasıdır. Özellikle baş ağrısı, bacak ağrısı, gibi şikayetlerle sık ağrı kesici kullanılması midenin kendini kendi asidinden korumasını bozar ve mide ülserlerine neden olabilir. Bu durumda bariz veya gizli şekilde kanamalar olur. Demir ilacı almadığı halde gaitanın (büyük abdest) siyah olması durumunda mide kanaması olabileceği akılda tutulmalıdır. (Demir ilacı alanlarda gaita siyah olabilir). Hemoroid (basur) kanamaları da az da olsa sürekli olduğunda kanama nedeni olabilir. Doktorunuz ağır kansızlık durumu olduğunda veya uygun demir tedavisi ile kan değerinde istendiği kadar yükselme saptayamazsa mide ve kalın barsak incelemesi için endoskopi ve kolonoskopi isteyebilir. Özellikle demir ilacı almadığınız halde gaitanın siyah olması erken zamanda endoskopi ve kolonoskopi yapılmasını gerektirir.

Adet görmeyen yani menapoza girmiş kadın hastalarda ve tüm erkek hastalarda mide veya kalın barsak incelemesi yapılmalıdır. Sadece mide ülseri değil mide veya kalın barsak kanseri de demir eksikliği anemisi nedenidir. Bu nedenle erken teşhis ve tedavi için bu tetkiklerden kaçınılmamalıdır.

Bazı genç hastalarda barsakların düzgün çalışamaması nedeniyle yiyeceklerdeki demir kana karışmaz. Kan kaybı hiç olmasa bile demir eksikliği olabilir.  Vitamin eksikliği de görülebilir. Uzun süre tanı konmayan bu hastalarda boy kısalığı, kilo alamama gibi durumlar görülebilir. En sık görülen hastalık Çöliyak hastalığıdır.  Özellikle buğdayda bulunan gluten adındaki protein barsaklarda alerjik bir durum yaparak barsakların düzgün çalışmasını bozar. Sürekli ishal veya karın ağrısı yaşıyor olabileceği gibi hiçbir şikayet yapmayabilir. Tanısı mide endoskopisi ile biyopsi ve bazı kan tetkikleri ile konur. Tanısı konduktan sonra mutlaka buğday gluteni içeren maddeler tüketmemelidir. Glutensiz diyet ile barsaklar tamamen düzelir ise demir veya vitamin eksikliği de düzelir. Bu hastalarda ilk tedavi serum ile demir tedavisi olabilir ancak ağır demir eksikliği yoksa sadece diyete uyması yeterlidir. Glutensiz diyet yapmak zordur ancak glutensiz un ile yapılmış yiyecekler mevcuttur.

Daha önce mide ülseri nedeniyle mide ameliyatı olmuş olan hastalarda da daha sonra demir eksikliği anemisi sıklıkla görülür. Bu hastalarda demir ilaçları işe yaramayabilir. Bu durumda serumla demir tedavisi verilmelidir.

Böbrek taşına bağlı idrarda kanama uzun süre devam ederse de demir eksikliği görülebilir.

Vejeteryan olan hastalarda demir ihtiyacı normal yiyeceklerle yeterince karşılanamaz. Bazı et dışı gıdalarda demir yüksek miktarda olsa da yeterince iyi emilemediğinden bu hastaların ek demir takviyesi alması uygun olacaktır.

Gebe olan kadınlarda çocuğun vücudunun da kan üretimi için gereken demiri annenin sağlaması gerekir. Bu nedenle demir ihtiyacı artar. Gıdalar ile bu ihtiyacı karşılamak zor olacağından doktorunuz size tablet olarak demir ilacı verebilir. Gebelikte kullanımı kesinlikle uygundur ve kullanmaktan korkmayınız. Süt emzirirken de demir ilacı almanız çocuğun gelişimine katkıda bulunur. Sizin demir deponuz düşükse çocuğunuzda da demir eksikliği görülür.

 

Doktorunuz sizi muayene edeken konjuktiva dediğimiz göz kapağının iç kısmına bakacaktır. Burada gözle rahatlıkla görebileceğiniz damarlar bulunmaktadır. Eski doktorlar şimdiki gelişmiş teknikler yokken kansızlık tanısını buraya bakarak koyardı. Tecrübeli doktorlar kan değerini tetkik yapmadan konjuktivaya bakarak anlayabilirler. Ayrıca dil, avuç içi ve tırnaklara bakarak da kansızlık tanısı konabilir. Karın muayenesinde dalak büyüklüğü saptanabilir ancak uzun süre düzgün tedavi almamış demir eksikliği hastalarında dalak bir miktar büyük olabilir. Aşırı büyük dalak saptanırsa ileri inceleme gerekir.

20140924_15043320140924_150549

Doktorunuz sizde demir eksikliğini araştırmak için bir çok tetkik isteyecektir. İlk olarak kan hemoglobin düzeyinizi belirleyecek olan hemogram veya diğer adıyla tam kan sayımı isteyecektir. Burada hgb düzeyinin düşük olması kansızlık anlamına gelir. Hct değeriniz de hgb değeri gibi düşük olarak gelecektir.  MCV miktarı kırmızı kan hücrelerinin boyutunu gösterir. Demir eksikliği olduğunda daha küçük kan hücreleri üretildiğinden normalden düşük olarak gelir. Kansızlığın miktarı doktorunuzun demir tedavisinin miktarını ve süresini değiştirecektir. Derin kansızlığı olan hastalarda tedavi süresi daha uzun olacaktır ve doktorunuz tedavi ile kansızlığınızın düzeldiğini görmek için sizi kontrole kısa bir zamanda çağırabilir. Tam kan sayımında demir eksikliği anemisi olan bir hastada Plt sayısı yani trombosit sayısı yüksek gelebilir. Bu kanın kanama durumunda pıhtılaşmasını sağlayan hücredir ama sayısı yüksek gelirse korkmayın. Demir eksikliği tedavisi ile çoğunlukla normal sayıya dönecektir.

 

Demir eksikliğini belirlemek için kan demir düzeyini ölçmek yeterli değildir. Hastalık sırasında da, çok az demir ilacı alsanız da normal gelebilir. Bunun dışında demir bağlama kapasitesi testinin yüksek olması vücudunuzun demir ihtiyacının arttığını gösterir. Yani vücudunuzun demire açlığını gösteriyor denebilir.  Hastalığa bağlı kansızlıkta ise demir bağlama kapasitesi düşer.

Ferritin en önemli testtir çünkü vücudunuzdaki demir deposunu gösterir. Normalin alt değerleri kadınlar için daha düşük değerlerde olsa da ferritin değeri 50’nin altında ise huzursuz bacak sendromu gibi şikayetler ortaya çıkabilir. Hastalık durumunda ferritin olması gerektiği değerin üstünde gelebilir ancak geçici bir hastalık durumunda hastalık tedavi edildikten sonra gerçek demir deposunu gösterir. Yani eğer bir enfeksiyon geçirmiyorsanız ferritin değeri demir deponuzun ne kadar kaldığını gösteren en önemli sonuçtur.

Ayrıca vitamin B12 ve folik asit düzeylerinize de bakılacaktır. Her ikisinin eksikliği de kansızlık yapabileceği gibi özellikle beyin ve sinir hücreleri için önemlidir ve unutkanlık ellerde ve ayaklarda uyuşmaya neden olabilir. Ayrıca D vitamini düzeyi de bakılabilir. D vitamini eksikliği kemik ağrılarına ve demir eksikliği benzeri şikayetlere neden olabilir.

Bazı hastalarda çarpıntı iştahsızlık, zayıflama, sinirlilik sadece demir eksikliğine bağlı olmayabilir. Tiroid bezinin fazla çalışıyor olması bu şikayetleri yapabilir. Tiroid bezi az çalıştığında ise halsizlik, unutkanlık, sürekli uyuma isteği ve saç dökülmesi olabilir. Bu nedenle doktorunuz sizden en azından bir kere bile olsa tiroid fonksiyon testlerini isteyebilir.

Sanıldığının aksine şeker hastalığı veya hipertansiyon kansızlık yapmaz ancak böbrek bozukluğuna neden olurlarsa veya enfeksiyon gelişirse kansızlık görülebilir. Bu nedenle diğer organların çalışmasını belirleyen testler başlangıçta istenmelidir. Enfeksiyon belirtisi var ise CRP düzeyi istenebilir.

Tedavi için ilk olarak hap tedavisi başlanmalıdır. Ağız yoluyla demir tedavisi vücut için en güvenli yöntemdir çünkü barsaklarınız demirin düzgün şekilde ihtiyaca göre vücudunuza dağılmasını sağlar. Fazla miktarda demirin istenmeyen yerlerde birikmesini engeller. Tek sorunu demirin barsaklarda tahrişe neden olmasıdır. Mide ağrısı sıklıkla görülür ancak tedaviye devam ettikçe bu şikayet azalır. Kabızlık veya ishal de sık görülen şikayetlerdendir. Eğer sabredilirse tedavi başarılı olacaktır.  Başlangıçta kan değerine göre günde iki veya üç tane ile başlanabilir. Kan değeri normale gelince günde bir tane ile devam edilir. İlaçları yemekten 1 saat önce veya yemeklerden 2 saat sonra almak gerekir. Yemeklerle birlikte alınırsa etkisi azalır. Demir hapı ile birlikte C vitamini içeren meyveler tüketmek etkisini arttırır. Koyu çay veya kahve içilmemesi gerekir; çay ve kahvenin azaltılması iyi olur. Zaten tedavi iyi giderse koyu çay içme isteği azalacaktır.

Tedavi süresi en az 6 ay kadardır. Kansızlığın düzelmesi tedavinin tamamlanmış olması anlamına gelmez. Hgb değeri normal olan hastanın demir depolarının da tam olarak dolması için tedaviye devam edilmelidir. Tedavi sırasında tüm şikayetler aynı zamanda veya aynı hızla düzelmez. Öncelik her zaman kansızlıktır. Kan hgb düzeyi düzeldikçe ferritin değeri de hemen normale gelmez. Kansızlık düzeldikçe hastanın halsizlik, yorgunluk, nefes darlığı, çarpıntı baş dönmesi şikayetleri düzelir. Baş ağrısında azalma olur.  Tedavinin ilk aylarında saç dökülmesinde azalma olmaz.  Bazen artma olabilir ancak kansızlık düzeldikten sonra tedaviye devam ettiklerinde belirgin düzelme olacaktır. Zayıf ve ince saçların yerine daha güçlü saçlar çıkacaktır. Tırnakların normale gelmesi 6 aydan daha uzun sürebilir. Tedavi sürekli devam edilirse tırnaklar normal bir görünüm alacaktır ve güçlenecektir ama ara verilirse tırnaklarda düzensizleşme olur. Huzursuz bacak sendromu ferritin değerinin 50’nin üzerinde tutulması ile düzelir. Bu nedenle tedavi için sabır edilmesi gerekir.

Demir ve vitamin tedavisi gebelik sırasında ve emzirirken güvenle kullanılabilir. Hatta çocuğun gelişimi için gereklidir. Gebelik sırasında da doktorunuz almanızı önerirse tedaviyi alın. Adet görmüyorsanız bile karnınızda çocuk büyürken sizin demir ve vitaminlerinizi kullanır. Bu nedenle yiyeceklerle aldığınız miktar yeterli gelmeyebilir.

Tedavi süresince belirli aralıklarla kansızlık durumuna ve ferritin düzeyine bakılmalıdır. Bu sürede kan değeri hiç artmıyorsa veya azalıyorsa hastada başka yerde kanama odağı araştırılabilir.  Ağızdan demir tedavisi yeterli gelmediği düşünülerek serum ile demir tedavisi verilebilir.  Serum ile demir tedavisi çoğunlukla güvenlidir ancak çok az da olsa şiddetli allerji gelişebilir ve bu ölümcül olabilir. Ayrıca serum ile demir damarları tahriş edebilir ve kolunuzda şişmeye neden olabilir. Serum ile demir tedavisi öncelikli tercih değildir. Ağızdan demir tedavisi yeterli gelmiyorsa, midede ülser varsa veya mide ameliyatı geçirilmiş ise, barsak veya mide kanaması varsa, başlanmalıdır. Ağızdan demir teavisi düzgün ve yeterli şekilde alınırsa hastaların çoğu iyileşir.

 

http://www.nature.com/jid/journal/v121/n5/full/5601999a.html

http://www.aafp.org/afp/2000/0701/p108.html

http://www.rls.org/Document.Doc?id=2078

http://www.womenshairlossproject.com/hair-loss/iron-hair-loss/